SILA ÖZLEMİ
Kayseri deyince Erciyes dağı
Sarı çiğdem mor menekşe kokuyor bağı
Köyümü sorarsan imamkullu köyü
İşte ben orayı özledim
Kayseri deyince irfan yuvası
Cana can katar tekir yaylası
Koca mimar sinan ustaların hocası
İşte ben onu özledim
Serin olur erciyesin havası
Kayseriden çıkar Sakıp Sabancı ağası
Gubetcinin gözünde tüter sılası
işte ben sılamı özledim
Gözümde tüter toprağı çamuru
Kayseriden çıktı Türkiyenin reisicumhuru
Buram buram kokar fırıncının hamuru
İşte ben sılamı özledim
Kayserinin meşhur olur pastırması sucuğu
Yiğit olur yiğit çıkar anadolu çocuğu
Zinciderde asker giydirirler yeşil kocuğu
İşte ben askerimi özledim
Yeşil bereli askerim yakışır talasa
Eşi emsali söyle dünyada eğer varsa
Cepheye giderler erzurum karsa
işte ben o askerimi özledim
Kayserimde yapılır uçağı tankı
Bütün dünyaya veriyor yankı
Hep hayalimle yaşıyor sanki
İşte ben onu özledim
Bünyanın meşhur olur halısı ile kilimi
Erciyes Kayserinin beyaz gelini
Öpmek isterim büyüklerin elini
İşte ben orayı özledim
Köyümden Zamantı ırmağı akar
Bahar aylarında mor sümbül kokar
Benide köyümün hasreti yakar
işte ben o köyü özledim
YAZAN: YUSUF ŞAHİN
-------------------------------------------------------------------------
ÜŞÜDÜM VEFASIZLARA ÜŞÜDÜM
Emmi dayı dersin birde yakın akraba
Sarılmışım dostlar ben bir yılana
Dönmek haram oldu artık sılama
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Köklüdür salkım salkım saçaklar
Dostun sözü ciğerimden bıçaklar
Sılasına dönmüş gelir kaçaklar
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Her ne iş olursa olsun koşardım
Akraba deyince candan coşardım
İyilik için dağlar aşardım
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
İnanma hep yüzüne gülene
Canım feda olsun halim bilene
İnsanlığı bir çırpıda silene
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Varlığın varken yerler içerler
Düşkün olur isen güler geçerler
İnsanlığı bir çırpıda biçerler
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Sakın akraba deyip sarılma
Benim gerçek sözüme darılma
Eğer insanlığın varsa üstüne alınma
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Aşık Yusuf bunları böyle söyledi
Acı sözlerini burda bağladı
Kendini gurbet elde eğledi
Üşüdüm dostlar ben de üşüdüm
Yazan: YUSUF ŞAHİN
--------------------------------------------------------------------------------
YALAN DÜNYA
Kimi gelir kimi gider
İnsanları mevlam güder
Kimine dert vermiş kimine keder
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Yine görünüyor bana gurbetin yolu
Birbirine karışmış sağ ile solu
Başıma yağdırdın kar ile dolu
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
İnsan sanarsın melek görünür
Dost bildiğin neden şeytanlığa bürünür
Bu dünyada neden iyiler sürünür
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Eğri ile doğru birbirine karışır
Evlat artık baba ile yarışır
Bilinirmiydi avrat işe karışır
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Dün meydanlarda adım adım gezerdi
İyiliği kötülüğü kalbe yazardı
Kimisi iyilik yapar kimi yuva yıkardı
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Mezarın başında dikili taşlar
Yüksekten uçmaz burada kuşlar
Tabut içinde yolculuk başlar
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Yine duman duman yüce dağın başları
Mermerden dikilmiş mezar taşları
Bayram geldiğinde akar gözüm yaşları
Hele bakım şu dünyadan giden gidene
Sıra sıra gider genç ile yaşlı
Çoğunun dünyada işleri başlı
Beyaza bürünmüş kefen nakışlı
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Evlerden kalkar çifte çifte tabutlar
Arkasından yakılır acı ağıtlar
Salkım salkım olmuş selvi söğütler
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Bilememiş şu fani dünyanın işini
Bildirmemiş felek hayalini düşünü
Azrail bırakmamış peşini
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Yüksek yaylaların açmış çiçeği
Mevlam yaratmış kurdu kuşu sineği
İnsan oğlu beğenmezdi kutnu kumaş döşeği
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Yatırmışlar artık seni kara toprağa
Kalkar mı artık ellerin bir iş tutmaya
Merak ederdin bu dünyayı alıp satmaya
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Mevlanın hatrına verirdin selam
Ellerin tutarmı bir kurşun kalem
Varmıdır birbirinin yerine ölen
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Eremessin şu dünyanın sırrına
Senedin varmıydı senin yarına
Neler bıraktın ki dön bak ardına
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Karşı gelir talebeler artık hocaya
Karısı karşılık veriri oldu kocayaü
Gündüzleri çevirdiler artık geceye
Hele bakın şu dünyadan giden gidene
Aşık Yusuf söyledi sözü
Bu değil mi dünyanın özü
Kara toprak bekliyor bizi
Bakın şu dünyadan giden gidene
Yazan: YUSUF ŞAHİN
-------------------------------------------------------------------------
Boyacının Ahmet derler küçük yaşta gitti gurbete
Yıllarca hasret kaldı memlekete
Kolayına mı ulaştı bu servete
Döngel hacı döngel sılaya
Alın teridir bindiği araba
Eşe dosta eder merhaba
Yıllarca hasret kalmış sılaya
Döngel hacı döngel sılaya
Şu gurbetin bitmez acısı
Yol bekler yıllarca ana bacısı
Şükürler olsun olmuşlar mekke hacısı
Döngel hacı döngel sılaya
Küçük yaşta çektiği çile
Büyük mevlam kuş kondurmuş açılan güle
Hac yoluna erişmiş hanımı ile
Döngel hacı döngel sılaya
Gece gündüz çalışıp ermiş murada
Hiç özlemi kalmamış sılada
El açıpda yalvarmış kadir mevlaya
Döngel hacı döngel sılaya
Yaz gelince gelir izine
Sadıktır verdiği sözüne
Amcası Yusuf ŞAHİN' den selam olsun oğluna kızına
Döngel hacı döngel artık sılaya
Yazan: YUSUF ŞAHİN (18.08.2008)
------------------------------------------------------------------
Küçük yaşta çıktım gurbete
Hasret mi kalacaktım ben memlekete
Önem vermedim bu dünyada servete
Gurbet elde kalan ben oldum
çalışıp çabalayıp buldum bir ekmek
Çok isterdim sılama gitmek
Mevlam nasip etmiş bir çile çekmek
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Vatandaş dedim sevgimi verdim
İnsanlık yaptım kötülük gördüm
Gül derecekken dikenler mi derdim
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Emir bey dedik almadı Emir
Açılan fabrika oldu bir demir
Yasaklı olana gurbette geçer mi ömür
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Vatandaştan topladığım paralar
Bilmeyenin sözü beni yaralar
Bana mesken olmuş buralar
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Fabrikadan akıttım tatlı bir suyu
Bilinmez ki insanın huyu
İt soyu imiş itlerin soyu
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
İnsan sanıp açtım evimi
Bana hasret koydular köyümü
İnsanlık yokmuş bilmez yarını
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Yediler fakirin parasını pulunu
Düşünmediler yetimini dulunu
Bir gün gelecek tutacaklar mezar yolunu
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Soframda oturup yiyip içtiler
İnsanlığı bir çırpıda biçtiler
Arkamdan da bana gülüp geçtiler
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Aklımı aldım artık başıma
Karışmam artık elin işine
Hiç gelmezdi hayalime düşüme
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Kime güvenipde edem merhaba
Doktorlarda merhem olmaz yarama
Avukat bey hallet de gidem sılama
Gurbet ellerinde kalan ben oldum
Yazan: YUSUF ŞAHİN
------------------------------------------------------------------------------------------
GURBETÇİNİN ÖZLEMi
Köyüm imamkullu köyü
Köyümün pınarı çok soğuk akar
Gelen tristler yazılı kayaya bakar
Bahar gelince yaylalar mor sümbül kokar
İşte ben o köyü özledim
İt yolu ile hopun deresi
Bana sorarlar köyün neresi
Avşar beylerinin küçük bir yöresi
İşte ben o köyü özledim
Kırılır yontarlar ev yapar taşı
Gözümde tütüyor koca çukurun başı
Misafirperver boldur ekmeği aşı
İşte ben o köyü özledim
Kurban olam toprağına taşına
Kulak versem yaylasında kekliğine kuşuna
Hergün geliyor hayalime düşüme
İşte ben o köyü özledim
Bahar gelince gölden çağlıyor sular
Piknik için geliyor ağalar beyler
Aşok yusuf bunları söyler
İşte ben o köyü özledim
Piknik alanı yapmışlar köyün gölünü
Koklasam baharda açan gülünü
Solusam seherde esen yelini
İşte ben o köyü özledim
Seher vakti yaylasında kekliği öter
Gurbet ellerinde gözüme tüter
Yeter zalim felek bu kadar yeter
İşte ben o köyü özledim
Üğcüden getirir içme suyunu
Misafir eder ağasını beyini
Çok özledim ben de köyümü
İşte ben o köyü özledim
Yanığın başında yayılır koyun ile kuzusu
Böyle imiş anlımızın yazısı
Her gurbetçinin vardır arzusu
İşte ben o köyü özledim
Gurbetçiler birer birer gelir köyüne
İçmekle doyulurmu soğuk suyuna
Avşar beyi derler soyuna
İşte ben o köyü özledim
Gölün suyu iledeğirmen döner
Gurbetçinin ateşi ne zaman söner
Bir acı haber gelse içimiz yanar
İşte ben o köyümü özledim
20,09,2008 YUSUF ŞAHİN
-----------------------------------------------------------------------------------
KARDEŞ ACISI< xml="true" ns="urn:schemas-microsoft-com:office:office" prefix="o" namespace="">
EVİMİZİN ÖNÜ DİKENLİ OTLAR
İZİNE GELECEK DİYE YOLUNU BEKLER
BİR TABUT TAŞIYOR SIRALANMIŞ ERKEKLER
SAF SAF OLMUŞ SANKİ MELEKLER
AĞLIYORUM KARDEŞ BEN BU KADERE
TESKERE BEKLERKEN GELDİ TABUTU
KADER BIRAKTI ÖKSÜZ İKİ YAVRUYU
ELLERİ KINALI GİTMİŞTİN ŞANLI ALAYA
AYYILDIZLI BAYRAĞA SARILMIŞ GELDİN SILAYA
AĞLIYORUM KARDEŞ BEN BU KADERE
YÜCE DAĞA YAĞAN KAR MI DOLU MU
ÜSTÜMÜZE ESEN SEHER YELİMİ
BOŞA ÇIKARDIN KARDEŞ BENİM ELİMİ
ERKEN SEÇTİN SENDE ZALİM ÖLÜMÜ
AĞLIYORUM KARDEŞ BEN BU KADERE
ANNEM İHTİYAR BABAMIZ YAŞLI
GÜNLERİM GEÇİYORDU HAYALLİ DÜŞLÜ
KOMUTANIN YAZDIRMIŞ BAŞININ TAŞINI
KURUR MU DEVRELERİNİN GÖZYAŞI
AĞLIYORUM KARDEŞ BEN BU KADERE
TALİMGAH YERİNDE KUŞANMIŞ TÜFEK
VATAN İÇİN BEKLEMİŞ NÖBET
ASKER OCAĞINDA GELMİŞ MEMLEKET
ASKERLİK YAPMAK EN BÜYÜK SERVET
AĞLIYORUM KARDEŞ BEN BU KADERE
-----------------------------------------------------------
AMCA OĞLUNA
KAHIR ÇEKER OLDUK GURBET ELLERDE
ARARIZ BİRBİRİMİZİ ESEN YELLERDE
ŞİİRİMİZ DOLAŞSIN DİLDEN DİLLERE
ŞÜKREYLEYELİM KADİR MEVLAYA
KÜÇÜK YAŞTA YETİM KALDI BABADAN
YILLAR GEÇTİ GİTTİ ARADAN
BİR YAZ GÜNÜ BULUŞTURDU YARADAN
ŞÜKÜR EYLEYELİM KADİR MEVLAYA
TOPLANIPTA GİTTİK EKİN BİÇMEYE
BİR SAF OLDUK SİNEKLİ HOŞAF İÇMEYE
YOKLUK SEBEP OLDU GURBET ELE GÖÇMEYE
ŞÜKREYLEYELİM KADİR MEVLAYA
HİÇBİRZAMAN GURBET ELDE AR EYLEMEDİK
ÇALIŞTIK KENDİMİZİ İSTEMEYENE GÜLDÜRMEDİK
AÇLIĞIMIZI TOKLUĞUMUZU KİMSEYE BİLDİRMEDİK
ŞÜKÜR EYLEYELİM KADİR MEVLAYA
ÇALIŞTIK ALIN TERİ DÖKTÜK MEVLAYA
ŞİİRLER YAZDIK GAZEL OLMUŞ YAPRAĞA
NİCE CANLAR FEDA OLSUN BÖYLE TOPRAĞA
ŞÜKÜR EYLEYELİM KADİR MEVLAYA
ANLAYAN BİLİR DOSTUN HASINI
İNSANLIĞI OLMAYAN ÇEKER Mİ DOSTUN YASINI
KALPLER BİR OLURSA GÖRÜR RÜYASINI
ŞÜKĞR EYLEYELİM KADİR MEVLAYA
YAZAN: YUSUF ŞAHİN
AHMET ERASLANA HEDİYEDİR